Page 1 of 1

" Bu basari Turkiye'nin degil" - Ali Sen

Posted: Thu Mar 06, 2008 9:27 pm
by Ozgur A. Boztepe
"Başarı Türkiye'nin değil"
F.Bahçe'nin Şampiyonlar Ligi'ndeki başarısı herkesin göğüsünü kabartmaya devam ediyor. Tüm dünya bu başarıyı ayakta alkışlarken, ülkemizin önde gelen futbol adamları bu çıkışın kupaya kadar uzanabileceğini belirtiyor.

FB TV'deki Haftalig programı'nda Turhan Seven'in sorularını yanıtlayan Fenerbahçe Kulübü Eski Başkanı Ali Şen, '21 Mayıs'ta Moskova'dan şampiyonlar ligi kupası ile döneceğiz' dedi. Şen şöyle konuştu:

"Bu başarı Türkiye'nin değil Fenerbahçe'nin başarısıdır.Ama isteyen herkes bu başarıya ortak olarak gururunu yaşayabilir. Bu bir günde temeli atılmış,bir maçla kazanılmış başarı değil. Eskiden de bir maçla takımları yener ancak sonraki karşılaşmada mağlup olurduk,buna da şerefli yenilgi derdik. Burada başkan Aziz Yıldırım'ın atmış olduğu temellerin getirdiği bir başarı var. Sezon başında söylediklerimi tekrarlıyorum 21 Mayıs'ta Moskova'dan şampiyonlar ligi kupası ile geri döneceğiz. Artık kim çıkarsa çıksın futbolcular için daha kolay bir maç olacağı ve futbolcuların o maçta ellerinin ayaklarının titremeyeceği inancındayım. Çeyrek finalde elenseler de kimse 'Niye elendiniz' diye sormaz. Artık büyük dediğimiz takımlar ile aramızdaki fark kapanmaya başladı. Eskiden Avrupalıya hayranlık ile bakardık, kıskanırdık. Şimdi tüm farkları her yönden kapattık."


KAYNAK : SPORX



10 dakikadir bakiyorum ekrana ne desem bos. Biraz sikistirirlarsa eger endustriyel futboldan bahsedicek, nasil turkiyeni avrupanin geri sinde oldugundan nasil fenerbahcenin ileride oldugundan ve onu kastettiginde.

Bizim uefa, super cupa ve sampiyonlar ligindeki ceyrek ve sampiyon klupler kupasindaki yari finallere tesaduf diyen zihniyet bu. Sonra Lincoln pic oluyor.

Degisik dillere bakiyorum acaba durumu ifade edebilicek kelimler varmi diye.

Posted: Thu Mar 06, 2008 9:38 pm
by Celal Gürcüoglu
Sonra gelde bu adamlari neden desteklemiyorsunuz bu Turkiye'nin meselesi diyenlere anlat derdini. Ama aslinda dogru demis. Bu basari Brezilya'nin basarisi, Turkiye'nin degil :)

Posted: Thu Mar 06, 2008 10:06 pm
by Levent Guntay
Gercekten dumur oldum, yeni yonetici ol, eski yonetici ol, takimin icin yapabilecegin bundan daha kotu bir aciklama olamaz. Megalomanligin aptalliga donustugu daha kotu bir aciklama olamaz. Hele Public Relations ve Marketing acisindan dusunuldugunde korkunc bir soz.

Bu soylemin amaci ne olursa olsun kafalarda yarattigi anlam, "Biz Turkiye kokenli bir takimiz, ama Turkiye'nin takimi degiliz, biz Avrupa'da Turkiyeyi temsil etmiyoruz." Halbuki Fenerbahce'nin yillardir gelen soylemi ve iddiasi (kendim inanmamakla beraber) Ataturk'un tuttugu, milli mucadelenin icinde yer almis ve yabancilara karsi kazandigi maclarla halki ateslemis, Turkiye'nin ve halkin takimi oldugudur. Islam Cupi'nin yazdigi ve cogu Fenerbahcelinin inandigi bir sey vardir "FB basarili olursa ulkede isler tikirinda olur" diye.

Bu soylem bu iddiayi alttan dinamitliyor. Sen takiminin basarisinla herkesi kucaklayacaksin ki, sempati topla, maclarin her taraftar kitlesinden rating alsin. Ve boylece taraftar sayin gunbegun artsin. Galatasarayli, Besiktasli babalarin cocuklari Fenerli olsun.

Diger bir ornek, 10 sene once Tommy Hilfiger'in urunlerini alanlarinin zenci Amerikalilar oldugu ortaya cikmis anketlerde. CEO kalkip bizim urunlerimizi zencilerin daha cok almasindan cok uzuluyoruz, aslinda urunler beyazlara hitap ediyor falan diye bir aciklama yapmisti. Yer yerinden oynamisti, satislari dusmustu, bir daha da Tommy Hilfiger markasi eski populerligini kazanamadi.

Posted: Thu Mar 06, 2008 10:24 pm
by Ozan Ersoy
Fatih Terim ve GS yoneticilerinin UEFA kupasini aldiktan sona soylediklerini hatirlamak ve darilmamak lazim. O zaman GS basarisina butun Turkiye'yi katsaydi, herkesle paylassaydi belki bugun "biz size bunlari mi dediydik" denebilirdi. Simdi ise bos. Hatta Ali Sen eminim "ulan bir gun bu dediklerinizi yiyeceksiniz" diye hirslanmis, kinini biriktirmistir taa o gunlerden.

Ortada garip durumlar var tabii. Mesela bugunku basari seviyesine GS'in seneler once ulasmis olmasi. Yani ilk yapilmis bir durum yok. Ikincisi FB camiasinin bunun surekliligi olacagini dusunmeleri ve dunya kulubu falan gibi fasaryalara inanmalari.

Gulunup gecilecek seyler bunlar. Ronaldinho'yu getirseler ne olacak? Adam camurda, buzda dogru durust soyunma odasi olmayan statlarda, kasap futbolculara karsi oynayacak. Kim gelir yahu bu ulkeye bu lige? Bu isin surekliligi mesela 19 yasindaki Christiano Ronaldo'yu, 18 yasindaki Fabregas'i, 19 yasindaki Rooney'i, 18 yasindaki Pato'yu, Gago'yu, Kaka'yi, Messi'yu ManU, Juventus, Milan, Arsenal, Barcelona, Real gibi takimlarin verdikleri teklifler uzerine gecip transfer edebilmeye veya o kalitede oyunculari yetistirmeye bakar.

O takimlar bu yuzden surekli tepedeler. Bulunduklari ulkeler gelismis, ortamlar iyi, isimleri var, bu genc oyunculari transfer edebiliyor ve onlar etrafinda takim kurabiliyorlar. Genc oyuncular da 5-10 sene onlari tasiyor. Onlar 30'a geldi mi satiyor (Henry, Beckham, Zidane, Vieira orneklerindeki gibi) yerlerine yenisini buluyorlar.

Simdi bakiyorsun ulke geri kalmis, alt yapi yok, isim yok, gecmis yok, ilim bilim, know-how yok, para da ne EU ulkeleri kadar ne de Arap ulkeleri kadar var. Ee nasil olacak bu is?

Olmayacak. FB de surekliligi saglayamayacak. 5 golun 4'u Alex'in duran topu, adam sakatlanacak ya da yaslanacak, Zico Italya'ya transfer olacak, bunlar ne oldu bize diyecekler ayni GS gibi. O yuzden bu firsat bu firsattir, FB butun herseyi unutup bu sene CL'de yakaladigi ruzgari isin sonuna kadar goturmeye bakmali. GS'da olmayan sans (ceyrek finalde Real Madrid cikmasa belki finale kadar cikardik o sene) onlarda olursa yani Schalke falan cikarsa, yapilabilir.

Ozan Ersoy

Posted: Thu Mar 06, 2008 10:52 pm
by Salih Bora
Şunu Ekşi Sözlük'ten aldım.
Oraya da Galatasaray Dergisi'nden alıntılanmış.
"1974 dunya kupası avrupa finallerini oynuyoruz. ben o donemde milli takim in koordinatoruyum. macın yugoslav hakemi geldi, cok guzel bir yer vardı, kordon da oraya goturduk. hakem bizi cok sevdi sarhos oldu. "sen hic merak etme iskoc delegesi ile seni otelde tanıstıracagim. sana en yuksek puani verdirecegim" dedim. o da "tamam turkiye maci kazanir o zaman" dedi. mac basladi ne yapsak olmuyor isvicre bir de gol atti ve one gecti. ikinci yari basladi. 10 adım metin kurt ileride ofsayt. aldi gitti gol yapti, durum 1-1. isvicreliler kıyameti kopariyor, sahayi terk etmek istiyorlar, mac tekrar basladi. itiraz disari, itiraz disari. arkadan iki gol, ikisi de 5 metre ofsayt. turkiye :3 isvicre :1. ertesi gun turgay seren milliyette yazıyor o zaman. : ali sen 3, isvicre : 1 mansetini atmıs"

ali sen in lig tvde yaptigi bu aciklamalari sayfasina tasiyan vatan gazetesi haberin altina bir de kucuk not dusmus: " ali sen in anlattigi mac 2-1 turkiye nin galibiyeti ile bitmis, milli takimin gollerini de 21. dakikada ismail arca, 85 te de mehmet ozgulatmısti."

kaynak : galatasaray dergisi

Posted: Thu Mar 06, 2008 11:16 pm
by Levent Guntay
Ozan dediklerin genel olarak dogru, ama istisnalar kaideyi bozmaz. 1968'de Ispanya ve Turkiye gelismislik olarak ayni duzeydeydi. Kisi basina milli gelir ve pek cok gosterge benzerdi. Ama Real Madrid, Barcelona 50'lerde de 60'larda da Avrupa'nin en iyi takimi arasindaydi. Alin Portekiz'i, Porto, Benfica, Sporting Lisbon, bunlar hep yillardir finallerde yer almis takimlar. Allah askina Ispanya ve Portekiz diger Avrupa ulkelerinin gelismislik duzeyine ne zaman geldi.

Uc faktor var futbol takimlarinin basarisi icin. 1) Futbola ilgi 2) Kuluplerin ve altyapinin organizasyonu, ozellikle profesyonel yonetim. 3) Para/Gelir.

Bunlarin hepsi birbiriyle baglantili. Ama, 70 milyonluk futbolla yatip kalkan halkin %20'sinin destekledigi GS ya da FB markani satamiyorsan, Avrupa'da dolu ornekleri olan spor kulubu organizasyonunu Turkiye'ye adapte edemiyorsan bu aptallik.

Uzun lafin kisasi, futbola ilgi fazlasiyla var. Organizasyon ve gelirler konusunda da biraz akilli davranilirsa, Turk futbol kulupleri duzenli olarak bir iki senede bir ceyrek final uc dort senede bir yari final oynayacak duruma gelirler Sampiyonlar liginde. Bir Hollanda'nin, Portekiz'in, Yunanistan'in ortalama basarisini yakalariz.

Ingiltere,Ispanya, Fransa, Italya, Almanya asamasina gelmek ise kisa ve orta vadede yalnizca hayal.

Posted: Thu Mar 06, 2008 11:49 pm
by Ozan Ersoy
Levent Guntay wrote:Ozan dediklerin genel olarak dogru, ama istisnalar kaideyi bozmaz. 1968'de Ispanya ve Turkiye gelismislik olarak ayni duzeydeydi. Kisi basina milli gelir ve pek cok gosterge benzerdi. Ama Real Madrid, Barcelona 50'lerde de 60'larda da Avrupa'nin en iyi takimi arasindaydi. Alin Portekiz'i, Porto, Benfica, Sporting Lisbon, bunlar hep yillardir finallerde yer almis takimlar. Allah askina Ispanya ve Portekiz diger Avrupa ulkelerinin gelismislik duzeyine ne zaman geldi.

Uc faktor var futbol takimlarinin basarisi icin. 1) Futbola ilgi 2) Kuluplerin ve altyapinin organizasyonu, ozellikle profesyonel yonetim. 3) Para/Gelir.
Levent 50-60'larda Turk takimlari Ispanya Portekiz takimlarinin yaptiklarini yapsalardi onlar da bugun koklu gecmis denilen seye sahip olurlardi. O zamanlar bu kadar fark yoktu ulke ekonomileri acisindan, futbol daha amatorceydi bu kadar sanayilesmemisti. Ama biz yorgun macarlari ozel macta 3-1 yenmekle, berlin panteriyle falan ovunduk senelerce. Simdi bu koklu gecmis denen seyi parayla satin almaya calismak komik. Olsaydi Katar'in petrolu haydi haydi yeterdi.

Ikincisi Portekiz ve Ispanya'nin somurge gecmislerinden dolayi cok buyuk bir avantaji var. FB'nin boyle bir avantaji var da ben mi kaciriyorum. Brezilya icin Portekiz anavatan gibi. Keza Arjantin, Meksika, Uruguay, Sili'li icin de Ispanya oyle. Bu dil, kultur avantajininin onune gecebilmek cok zor. Istedigi kadar Zico miko olsun. Simdi gelecegin Roberto Carlos'una FB teklif verse, bir de Real verse, cocuk da Carlos'a sorsa Carlos FB'ye mi git diyecek? "Manyak misin, git Ispanya'ya da kendini gelistir. Ne isin var TR'de, 34'une gelince gidersin" diyecek.

Sen finans adamisin, bunlari benden daha iyi bilirsin. West Ham gibi bir takim Arjantin milli takiminin Moscherano ve Tevez diye en iyi oyuncularini alabiliyor. Neden? Cunku Premier Ligde ligin en dibindeki takimin bile FB'den fazla geliri var. Neden? Cunku adamin ligi isim yapmis. Dunyanin bir cok ligine TV yayini pazarliyor. Belki 20-30 ulkede Premier lig maclari yayinlaniyor. Bu da TV geliri cok fazla demektir. Ulke de zengin. Kombine aliyorlar, forma aliyorlar, ediyor sana bir suru para. Var mi FB'nin boyle bir avantaji? Hani Turkiye ligi maclari hangi ulkede yayinlaniyor? Bu yuzden FB'ni tek basina dunyanin en iyi kuluplerinden biri olmasina imkan yok.

Kisacasi, senin zamaninda somurdugun ulkeler yok. Dunyanin en iyi topcularini kendi takimina i$inlayamiyorsun. Liginin TV yayin geliri az. Turkiye'nin kisi basina geliri az. Ligdeki 3-4 takim haricindeki takimlarin kalitesi cok dusuk. Alt yapin yok. Bir Ajax gibi, bir Bayern Munich gibi bir Real Madrid gibi, bir Liverpool gibi futbolcu yetistirmekle bilinmiyorsun, bunla da zaten ilgilenmiyorsun.

Peki kardesim bu is nasil olacak? Ne zaman "bu adam 28 yasina geldi artik bize yaramaz" deyip falancayi satabilecek, yerine 18 yasinda gelecegin yildizi denilen oyunculari alabileceksin?

Ozan Ersoy

Posted: Fri Mar 07, 2008 12:49 am
by Levent Guntay
Sevgili Ozan:

Senle cogu konuda hemfikiriz aslinda, Turk kuluplerinin dunya kulubu olabileceginden sozeden kimse yok zaten. Ben Turk takimlari biraz akilli olsalar, su harcadiklari paraya gore cok daha basarili olurlar, ceyrek final, yari finaller, tesaduf olmaz diyorum. 1-2 senede bir ceyrek final ,3-4 senedi bir yari final, 6-7 senede bir final, gorulebilecek asamaya gelinebilir.

Fenerbahce ve Galatasaray'in korkunc bir marka degeri var. Bundan istifade edilemiyor. Fenerbahce son bir kac senede akilli davranarak, gelirlerini katladi. Fakat gidin GSStore'un haline bakin. Ne zaman forma baksak, Medium-size yok. Sezon acilisi, sezon ortasi, sezon sonu, sezon arasi, ne zaman baksam yok yok. Yahu en cok satan temel urununu bile stokta tutamiyorsun, nasil pazarlama ve satis anlayisi bu. Otesinde, dogru durust spor magazalarinin raflari bile taklit urun dolu, stadinin etrafi taklit urun satis mekani. Semt pazarlarindan, korsan DVD'lerden vazgectik, daha bunlari engelleyemiyorsan, ah vah diye aglarsin tabii.

Iddia ediyorum, su forumda yazan universite mezunu herhangi birini alin, gidin Sportif AS'nin basina koyun, yeni fikirler ve yeni urunlerle satislari patlatir. Ama Sportif AS'nin basinda kim var? Menajer, eski futbolcu simsari; finans, hukuk, pazarlama,satis, stratejiden bes kurus anlamayan Adnan Sezgin. Gideceksin, Arcelik'in, Unilever'in satis/pazarlama mudurunu getirip koyacaksin sirketin basina. Bakalim ne oluyor.

Zaten uc kurus gelirin var, yarisini da satistan %100 temettu vererek saciyorsun, eline bir sey kalmiyor. Yatirim fonlari iligini kemigini somuruyor, finansal olarak yapacagin her tum stratejiyi engelliyor.

Fenerbahce milyar dolarlik kulup oldu. Fakat GS'in piyasa degeri 4'te biri 5'te biri. Neden? Sen gidip 200-300 milyon dolarlik sirketin/kulubun tum dayanagi olan futbolcularinin sagligi, bakimi, muayeneleri, ve kondusyonu icin tasarruf diye uc-bes bin dolari esirgersen, boyle sakatlardan basini kaldiramazsin. Bakin FB'ye, sezon boyunca 1-2 sakati ya var ya da yoktu. Onlar da bizim gibi uc kulvarda mucadele ettiler. Cengiz abinin deyimiyle baytarin bile anlayacagi sakatliklari, Acibadem'deki iki-uc tecrubesiz hekime guvenip atlarsan, boyle ilk 16 bile cikarmakta zorlanirsin. Futbolcun da gun gelir sana milyonlarca dolarlik dava bile acar. Kulupler sanirim muayene basina degil de yillik anlasma yapiyorlar hastanelerle, ucuza gelsin hizmetler diye. Hastaneler de salliyor tabii hizmet kalitesini. Burda bizim universitenin takiminda bile, oyuncularin ciddi sakatliklarinda ulkenin o konuda en deneyimli spor hekimiyle aninda telekonferansla konsultasyon yapiliyor.

Transfere ise hic girmeyelim. Hala onun bunun tavsiyesiyle, sakatligi formu, uyum potansiyeli cok incelenmeden, arastirilmadan, son saniye transferleri yapiliyor.

Anlatmak istedigim, tum sorunlara ragmen, ciddi profesyonelce yaklasim, Turk takimlarinin gelirlerini ve Avrupa basarilarini kolayca iki uc katina katlar.

Posted: Fri Mar 07, 2008 12:53 am
by Cengiz Akgun
Adam yalan dememis ki? Bu basari Turkiye'nin mi? Degil elbette. Brezilya'nindir. Bu takimdan cikarin 6 Brezilyali ile bir tane de bozma Brezilyaliyi geriye kimler kaldi. Aferin Ali Sen'e. Sen ola Ali sen ola. Herhalde bu laflari soylerken buzlu rakisina yeni bir etejer kelle bulup soylemistir yine.

Yalniz sunuda soylemem lazim. Hani oldur ama hakkini yeme diye. GS UEFA kupasini kaldirinca arkasindan da Super kupa gelince GS'ya verieln altinlar lafa soze geldi idi. Ali Sen o zaman kulaklarimla duydum TV'da GS yine de az istedi. Ben Fb baskani olacaktim ve Fb bu kupalari kaldiracakti. Kac caddednin meydanin ismini bile degistirdirdim. Bu az buz reklam degildir bu ulkeye diye. Yani olurda Fb boyle bir kupa kaldirirsa Ali beycigimm daha neler isteyecek neler. SIkI durun.

Re: " Bu basari Turkiye'nin degil" - Ali Sen

Posted: Fri Mar 07, 2008 2:35 am
by Murat Kara
Ozgur A. Boztepe wrote:"Başarı Türkiye'nin değil"
F.Bahçe'nin Şampiyonlar Ligi'ndeki başarısı herkesin göğüsünü kabartmaya devam ediyor. Tüm dünya bu başarıyı ayakta alkışlarken, ülkemizin önde gelen futbol adamları bu çıkışın kupaya kadar uzanabileceğini belirtiyor.

FB TV'deki Haftalig programı'nda Turhan Seven'in sorularını yanıtlayan Fenerbahçe Kulübü Eski Başkanı Ali Şen, '21 Mayıs'ta Moskova'dan şampiyonlar ligi kupası ile döneceğiz' dedi. Şen şöyle konuştu:

"Bu başarı Türkiye'nin değil Fenerbahçe'nin başarısıdır.Ama isteyen herkes bu başarıya ortak olarak gururunu yaşayabilir.
Gercekten digru ve guzel laf etmis. Soyleyen adami tanimasak samimi olduguna da inanacaz ama Hincal Uluc'luk laf ederek gundeme cikma denemesi yapmis. Habuki daha guzel yontemler var. Bikini filan giysin mesela.

Posted: Fri Mar 07, 2008 3:56 am
by Ugur Sahin
5 Mart akşamüstü bizim foruma şunu yazmışım Fener-Sevilla maçı hakkında, Ali Şen benden çalmış :)
Bi de bu başarı Türk futbolunun falan değil, sırf Fenerbahçe'nin başarısıdır; diğer 2 büyük türk takımının birinin 8-0 yenildiği, diğerinin UEFA'da 1/ bilmemkaç turunda Leverkusen'den 5 yiyip elendiği sene "Türk Futbolu"nun başarısı falan olmaz.

Çok değil, 6-7 sene evvel biz UEFA, Süper Kupa'yı almış, akabinde CL'de çeyrek final oynuyorduk, Fenerbahçe Avrupa'daki maçlara çıkıyor muydu o bile kalmamış aklımda.

Şimdi Fenerbahçe CL'de çeyrek finale çıkmış, biz artık akşamüstü oynanan maçlarda (Çünkü CL'nin aksine UEFA maçlarının belli bir başlangıç saati yok, 21:45'lere uzak bir kupada oynuyorduk biz) 5 yiyen bir takım olmuşuz, hala "duran top"undayız, Ali Şen'indeyiz; ben ona yanıyorum.

Galibiyeti şehitlere, geçilen turu 3. dünya ülkelerine, alınan kupayı dünyadaki müslümanlara hediye eden sevilir bu ülkede, tribünlere en iyi oynayan. Zaten o tribünlerde de en çok alkışı en çok koşan değil, gereksiz de olsa en iyi çalım atan alır.

Ugur

Posted: Fri Mar 07, 2008 5:34 pm
by Mehmet Gurdal Cetin
Takmayin kafaniza

Bizde de muadil aciklamalar gelmeye baslamis.

Iste Efsane Baskan Suren :)

Fener'i kızdıracak açıklama
07 Mart 2008 Cuma 09:19

Galatasaray'ın eski başkanı Süren Fenerbahçe'nin başarısını küçümsedi ve onları kızdıracak sözler sarf etti.

Galatasaray'ın eski patronlarından Faruk Süren, Şampiyonlar Ligi çeyrek final coşkusu yaşayan Fenerbahçeliler'i kızdıracak sözler sarf etti: ‘O kadar da önemli değil!’

BİZİM 7 SENE ÖNCE ÇIKTIĞIMIZ SEVİYE

Sarı-Kırmızılı kulübün eski başkanı Faruk Süren’den Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finale kalması ile ilgili olarak, “O kadar da önemli bir şey değil. Henüz bizim 7 sene önce çıktığımız seviyeye geldiler”
dedi.

ABARTMAMAK LAZIM

Süren konuşmasını “Düşünsenize, Arsenal çeyrek finale kaldı diye Londra’da bayram yapıyorlar! Biz UEFA Kupası’nı kazandık, henüz böyle bir kupayı kazanan başka Türk takımı yok. Onun için bunları abartmamak lazım” diye sürdürdü.

Posted: Fri Mar 07, 2008 5:45 pm
by Hasan Tezcan
Bu mu basari onlara göre? Buna dupeduz eziklik denir.