2010-2011 Izlenen Filmler Yerli ve Yabanci

Spor, kultur, muzik, sanat gibi konulara odaklanmis forum.

Moderator: Staff

Post Reply
Cengiz Akgun
Moderator
Posts: 13009
Joined: Tue Oct 22, 2002 7:47 am
Location: New Jersey /USA

2010-2011 Izlenen Filmler Yerli ve Yabanci

Post by Cengiz Akgun » Tue Jan 25, 2011 12:44 am

Boyle bir konu aciyorum. Seyrettiginiz filmleri buraya asin ve kis bir yorum yaparsaniz faydali olur. Ben hemen hemen bir tane yeni film seyrediyorum. Seyrettiklerim Hallywood mali. Malum Avrupa ve Turk filmlerini burada seyretmek (burada derken ABD'yi kastediyorum) hemen hemen olanaksiz.
Cengiz Akgun

"Asrın, yeni bir umdesi var, hak kapanındır
Söz haykıranın, mantık ise şarlatanındır.
Geçmez ele bir paye kavuk sallamayınca
Kürsi-i liyakat pezevenk, puşt olanındır.”
N. Tevfik 1940.

Cengiz Akgun
Moderator
Posts: 13009
Joined: Tue Oct 22, 2002 7:47 am
Location: New Jersey /USA

Re: 2010-2011 Izlenen Filmler Yerli ve Yabanci

Post by Cengiz Akgun » Tue Jan 25, 2011 12:55 am

Gecen ay araya yilbasi ve nel tatilleri girdigi icin sadece bir film gordum. O da Tru Grit adli Jeff Bridges and Mat Damon oynadigi bir Kowboy filmi idi.

Filmin yildizi 14-15 yasindaki kiz olmustu. Adi Haliee Steinfeld. Ilk filmi imis ama sanki bu isi birkac kere yapmis kadar rahat bir sekilde oynuyordu. Bana gore seyredilebilir. 10 uzerinden 7 veya 8 verebilirim. Konu basit olmasina ragmen surukleyici olmasini yildizlar sagliyor. Babasinin katilinin izini surmek isteyen ve aklini kullanip babasinin hesabini kapatip bir miktar eline gecen para ile katilin kellesini 50 dolar once 50 dolar da isin sonunda olmak uzere anlastigi sarhos ama isinin ehli U.S. Marshall olan Jeff Bridges'i kiraliyor. Isin icine bu katilin izini suren Tezas'da isledigi baska bir cinayetten arayan U.S. Ranger's da giriyor (Matt Damon). Oyle aman aman kacirilmayacak bir film degil ama verdigim paraya naet olsun dedirtmiyor.
Cengiz Akgun

"Asrın, yeni bir umdesi var, hak kapanındır
Söz haykıranın, mantık ise şarlatanındır.
Geçmez ele bir paye kavuk sallamayınca
Kürsi-i liyakat pezevenk, puşt olanındır.”
N. Tevfik 1940.

Cengiz Akgun
Moderator
Posts: 13009
Joined: Tue Oct 22, 2002 7:47 am
Location: New Jersey /USA

Re: 2010-2011 Izlenen Filmler Yerli ve Yabanci

Post by Cengiz Akgun » Tue Jan 25, 2011 2:18 am

Gecen hafta sonu ise ABD yabanci press'in 2010 yili icin sectigi en iyi film olan Kral'in Nutku ya da The King's Speech filmini gordum. Cok meth edenler oldu. Yahoo kullanicilari A ve film kritikleri ise de A- vermisler. Karimin is yerinde de seyredenler cok iyi filan demis. Boyle olunca biraz doldurulusa da geliniyor.

Konu pek bilmedigim bir gercegi yansitiyor. Simdiki Ingiltere kralicesi Elizabeth'in babasinin basindan gecenler. Bileniniz vardir. Elizabeth tam dort ayaginin ustune dusuyor kralice olma konusunda. Ben de pek Ingiliz tarihinin bu turli detaylarini bilmezdim. Elizabeth'in dedesi Kral George V olunce tahta sirada olan buyuk oglu ve Elizabeth'in amcasi olan Edward geciyor. Serserilik zorla degil ya. Amerikali iki kere evlenip onune gelenle yatip kalktigi bilinen asufte (bu da onlarin Hurrem'i) Amerikali Wallis Simpson'a asik olup bu kadinla evlenmek istiyor. Ingilterede Kral Henry VIII kendi klisesini kurup Vatikandan ayrilmasi ile krallar ayni zamanda bizim Osmanli sultanlari gibi klisenin basi. Hem zaten Kral'in karisinin "kiz" olmasi bir zorunluluk. Bakire olacak. Kimse ben kralice ile kraldan once beraber olmustum diyemez. Ha evli iken kimseler duymasin olabilir. Oyle ya koskoca bir kral alalemin artigini kari diye alacak degil ya. Hadi belki kocasi olse filan diyecegim ama olacak gibi degil.

Ikincisi bu kari'nin yemedigi bok kalmamis. Hani hanim hanimcik filan olsa iler tutar bir tarafi olacak. 20 yaslarinda iken Amerikada bir deniz subayi ile evleniyor. Herif seferde iken seninki findiklari kiriyor. Neyse adam bunu alip Cin'e goturuyor. Orada bir Arjantinli diplomat ile isi pisiriyor. Neyse kocasi olacak herif bunu atiyor. Bu da bu sefer bir Ingiliz tuccar ile evleniyor. Yine dogru durust durdugu yok silligin. Sonradan Musolini'ye damat olan bir Italyanla dusup kalktigi soyleniyor. Sonunda kapagi kocasi sayesinfe Londra'ya atiyor. Edward'da yakisikli. Onun da metresleri var. Bu metreslerden birinin arkadasi olarak prens (Ingilizler Duke diyorlar ya neyse) Edward ile tanistiriliyor. Boylece Edward'in hayati kayiyor.

Seninkinin bizim Kanuni gibi gozu kimseyi gormuyor. Filmde Simpson'in hayati konu alinmiyor aslinda. Arada gecip gidiyor. Cunku film ile alakali. . Ben filmden sonra arastirdim. Buldugum bilgilerle Simpson'i tanitiyorum sizlere. Daha baba George olmeden bu hiyar Edward bu kadini babasi Kral ve Kraliceye tanistiriyor. Baba George bu serseri ciddi galiba diye fena halde kizgin bu ise ama bunun evlenme gibi bir delilik yapacagina pek ihtimal vermiyor.

Film aslinda olayi daha baba olmeden baslatiyor. Edward'in kardesi yani Elizabeth'in babasi (sonradan tahta Kral George VI diye cikiyor) 1924'de babasinin yerine Ingiliz Impratorluk oyunlarinin kapanis konusmasi icin Wembley'e geliyor. Kan ter icinde endiseli. Burada adamin kotu bir kekeme oldugunu anliyoruz. Konusmayi yapamiyor. Takilip kaliyor. Ben bilmiyordum sahsen boyle bir sorunu oldugunu. Senelerdir bu zaafini tedavi ettirmek icin doktor doktor dolasmis. Elizabeth'in anasi (onun da adi Elizabeth) gazetede gordugu konusma terepist'i ilanini kimseye haber vermeden arastirip doktorla bir tartmak icin adamin muayenehanesine gidiyor. Sonradan Avusturalyali oldugunu ogrendigimiz adamla tanisiyor. Gozu tutuyor sonra kocasini getiriyor. Adama da sIkI sIkI tembih ediyorlar aman kimse duymasin diye. O da kocanizi tedavi ederim ama bir sartim var benim muyanehanemde ikimizde esit statude olacagiz diyor. Ilk baslarda bir kisisel uyusmazllik oluyor Prens tedaviden vaz geciyor. filmi uzun uzun anlatmak istemiyorum. Aralarinda bir dostluk basliyor. Doktor (o da guya doktormus. gerci o hicbir zaman doktor olarak kendisine hitap edilmesini istemiyor) kekemeligin ana sebeblerini buluyor. Bu arada Edward kral ilan ediliyor. Evlenecegim diye direnince basta klise ve hukumet bunun asla olamayacagini kendisine munsaip bir sekilde anlatiyorlar. Bunun uzerine salak tahtini inkar edip kralliktan iniyor ve kekeme kardesi yerine geciyor. Bundan evvel Wembley'de kapanis konusmasini yapamayan adamin sirtina cok buyuk bir yuk biniyor. Ama bu Avusturalyalinin sayesunde bu zorlugu gogusluyor.

Edward 1936'da galiba tahtini birakiyor. Tahtini birakmadan once basta Churchill ve basbakan kardesini ikna etmeye calisiyorlar. Biraz da bu konusma problemi yuzunden kardesi ise bu ise hic olumlu bakmiyor. Bu nasil olur bu bir krala karsi isyandir filan diyor. Bu arada kendisine Mrs. Simpson'in agabeyi ile olan iliskisini surdururken bile baska erkeklerle de yatip kalktigi soyleniyor. Alman buyukelcisi hergun 17 mi 18 mi kirmizi karanfil mi yoksa gul mu ne yolluyormus. Bu da agabeyi ile konusyor ama agabeyi bunun kekemeligi ile alay ediyor.

Evvelsi gunu Mehmet Barlas bu filmi gordugune dair bir ip ucu vermeden Turkiyede Kanuni ile Hurrem iliskisinine olan tepkiyi bu Edward-Simpson iliskisi ile karsilastiriyor. Onun da bu kadin hakkinda bilgisi var ama benim sonradan ogrendigim kadar detayli degil. Simpson Italyan (sonradan Musolini'ye damat olan heriften) baskasi ile evli oldugu halde hamile kalip dusuk yaptiriyor. Dusuk isinde sansi yaver gitmeyip kisir kaliyor. Bana kalirsa korun istedigi bir goz Simpson'a vermis iki goz oluyor bu is. Yani boyle bir kadin. Film'de Simpson'in Cin'de eski ask sanatini ogrenip erkekleri kendine bagladigi konusunda bir iki ip ucu var. Barlas da filmi gormedigi halde bir yurutme yapiyor. Ne Edward ne de Suluman kadin gormemis ve ilk defa cinsel iliskiyi Hurrem'le ya da Simpson ile yasamis adamlar degildi diyor. Oyle ya. Bizim Suluman'in bir suru cariyerileri filan var daha padisah olmadan bile. Mustafa'yi peydahlamis. En buyuk hediye saraya yeni bakire 15-16 yasinda kizlar geliyor her zaman. Ellenmemis dillenmemis yani. Harem de usta kadinlar var kalfa denen. Bunlar kasarlanmislar. Harem agasi ole birlikte bu acemi kizlari hunkarlarina daha iyi eglendirmeleri icin egitiyorlar.. Sadece padisah olsa iyi. Butun zengin pasalarin filan da cariyeleri var. Dort karilarinin ustune hem de.

Film'de Edward'in kardesi kendisinin ve Edward'in zaman zaman Paris'e gidip alem yaptiklarini soyluyor. Bir madam'dan bahsediyor. Ama hicbir zaman ayni zamanda beraber olmadik diyor o kadinla. Edward'in metresleri oldugu bir gercek. Yalniz okudugum bazi yerlerde seksuel zorluklar ysaayip homoseksuel iliskiyi denedigi seklinde dedikodular da var. Zaten bir arkadasim iddia eder. Fazla zamparaligin sonu orasidir diye. Ama Simpson bu hastaligini acayip bir sekilde tedavi ettigi ortada. Barlas da onu soruyor. Bu kadinlar neyi, nereden, nasil verdiler ki bu adamlarin akli basindan gidiyor diye. Biri sehzadesini kendi gozleri onunde bogduruyor oburu ise koca bir tahti terk ediyor. Biliyorsunuzdur belki Hurrem Sulumandan (Suluman diyorum cunku herife fena halde kiziyorum) 8-10 sene once oluyor. Bu salak yemeden icmeden kesiliyor. Siir siir ustune yaziyor. Bu romantik bir ask diyenlere gulerim ben. Ask'in romantigi sevdigini elde edemeyenlerde olur.
Bu isin icinde baska bir is var. Bu pek bilen olmuyor.

Neyse epey konudan ayrildim ama Edward bu kari yuzunden tahtan ayrildiktan sonra bile basi derde giriyor. Tahti birakinca biraz efkar dagitmak icin Avusturyaya gidiyor. Malum Avrupada hanedanlar da birbirlerine akrabam. Epey kiz alisverisi oluyor aralarinda. Hitler bu firsati kacirmiyor bunlari davet edip uzun bir sure agirliyor. Hani bu kirmizi karanfil ve gul yollayan Alman elcisi sayesinde bu isler oluyor herhalde. Bu arada Ingilizler Almanlar ile kapisacaklarini artik iyice biliyorlar. Savas ciktiginda ilk yaptiklari Edward ile Simpson'u Bermuda'ya surgune yolluyorlar yine bir rezillik cokarmasinlar diye. Edward 1972'de oluyor. Simpson ise 1986'da 90 yasinda oluyor. Bu arada yerine kral olan kardesinin omru ise kisa suruyor. Savastan sonra olup 1950'lerde 22 yasindaki kizi Elizabeth kralice olarak tahta oturuyor.

Simpson nasil bir kadinmis diye merak edenler icin fotoraflarinin oldugu ike site var.

http://people.famouswhy.com/wallis_simpson/
http://en.wikipedia.org/wiki/Wallis,_Duchess_of_Windsor

Bu arda erkek yapinca zampara kadin yapinca asufte diye cifte standard mi oluyor dersiniz? Yok canim. Simpson cizmeyi fena halde asmis gibi gorunuyor bu konuda.
Edward ile bizim Suluman'a acimamak elde degil. Bunlar gibi olanlara bir sey salagi derlerdi benim gencligimde ama simdi aklima gelmiyor.

Film olarak ben 10 uzerinden 8 verdim. Oscar'I da alabilir.
Cengiz Akgun

"Asrın, yeni bir umdesi var, hak kapanındır
Söz haykıranın, mantık ise şarlatanındır.
Geçmez ele bir paye kavuk sallamayınca
Kürsi-i liyakat pezevenk, puşt olanındır.”
N. Tevfik 1940.

Mert Tokman
Posts: 2581
Joined: Tue Oct 22, 2002 9:18 pm
Location: Virginia, USA

Re: 2010-2011 Izlenen Filmler Yerli ve Yabanci

Post by Mert Tokman » Tue Jan 25, 2011 6:02 am

Netflix'e uye olmani tavsiye ederim Cengiz abi... Laptop'in varsa televizyona bagla - aninda Netflix'teki filmleri internet uzerinden seyredebilirsin - posta ile fazla ugrasmana gerek yok. Harika belgeseller ve uluslararasi filmler var.

Post Reply