Cok deger verdigim Prof. Celal Sengör'den

Spor, kultur, muzik, sanat gibi konulara odaklanmis forum.

Moderator: Staff

Post Reply
Kenan Atak
Posts: 1734
Joined: Mon Jan 10, 2005 9:02 pm

Cok deger verdigim Prof. Celal Sengör'den

Post by Kenan Atak » Sun May 01, 2011 11:04 pm

Benim tam burda yazdiklarima paralel yazmis. Maalesef Ataturkcusu ile Dincisi ile Sagcisi, Solcusu ile bu toplum tepeden tirnaga cahil ve acinacak halde, insanlar okumuyor, cehaletin hakim oldugu her toplum cöker. Sakin kimse kendini diplomali falan diye cahil kategorisinin disina koymasin. Bu yaziya akli basinda tek insan hayir diyemez. Celal Hoca American Philosophical society ve de Academy of Science'in da uyelerindendir ayrica.
--------------------------------------------------------------------------
Bilim Teknik 29.04.2011

ZÜMRÜTTEN AKİSLER

A. M. Celal Şengör

Türkiye’de ahlak düşüklüğü ayyuka çıkmıştır. Ben bu kadar değişik
toplum içinde bulundum, çalıştım, gezdim; ahlak seviyesi Türkiye’deki kadar
düşük bir toplum görmedim
. Ahlaksızlık özellikle Özal’la birlikte yukarı
doğru hızlanmış, AKP döneminde adeta dikine yükselişe geçmiştir.

Cehaletin Eserleri

Bu toplumun hemen hiçbir değeri kalmadı: Tek değer, kişilerin
ve/veya grupların hak etmedikleri şeylere uzanmak için olabilen her yolu
denemesinin en makbul marifet sayılmasıdır. Türkiye rüşvet ve hırsızlıkta
Avrupa birincisi, dünya dördüncüsüdür. Dünya ülkeleri arasında cahillik
düzeyiyle en ön saflarda yer alıyor, dünya üniversiteleri arasında adı
anılabilecek ilk 500 arasında hiçbir üniversitesi yoktur. Başta
Cumhurbaşkanı ve Başbakan olmak üzere devleti yönetenlerin hakkında bulunan
suç dosyaları nedeniyle dünya birincisidir
(Kemal Baytaş, Sözcü 13 Şubat
2011). İçeri atılan gazetecilerin sayısıyla dile gelen aykırı fikre
tahammülde, nihayet İran ve Çin’in bile gerisine düşerek sondan birinciliği
kaptı.

Gün geçmiyor ki ırzına geçilen kadın, cinsiyet nedeniyle veya töre
denen ahlaksızlıklar yüzünden öldürülen kız ve kadın haberleri
gazetelerimizde, televizyonları mızda yer almasın. En son öğrencilerimizi
hatta devlete ait kurumlar ve devletin memurları eliyle harcamak, onların
hayatlarını karartmak sıradan olay oldu, bunları yapan ve kötü niyetleri
artık her gün dile gelen akıl ve beceri fakirleri devletin ve hükümetin
güvencesi altına alındı. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural Bey bu konuda
devlet görevlilerinin «tatmin olduk» sözlerinde suç ortaklığının dile
geldiğini televizyonlardan haykırdı.

Tüm bunlar ne zaman oluyor? Muhafazakâr değerlerimizin şahlandığı,
Atatürk’ün getirdiği akılcılıktan hızla uzaklaştığımız bir dönemde; bunun
öncülerinin iki ay sonra halktan %40’ın üzerinde oy alacağı iddia ediliyor.
Türkiye halkı tamamen keçileri kaçırdı mı, yoksa bu ahlaksızlıklar zümresi
onun gerçek değerlerini mi yansıtıyor?
Bence ne biri ne diğeri. Halk o kadar
cahilleşti ki, yaptığı şeylerin veya kendisine yapılanların çoğunun
ahlaksızlık olduğunu, bu ahlaksızlıkları n er veya geç kendisini zarara
uğratacağını, çoluk-çocuğunu süründüreceğini göremez hale geldi, safsatayla
uyutulmayı tercih eder oldu.
Türkiye halkı kravat takar, lüks otomobillerde
dolaşır, bikinili hatunları sosyetik plajları doldurur veya şehirlerini
şekilsiz gökdelenlerle doldurup oraları «modernize» ederek yaşanmaz hale
getirir-ama tüm bu halk zenginiyle fakiriyle, şehirlisiyle köylüsüyle zır
cahildir.
Kendi tarihinden habersizdir. Aslında ne dilini, ne dinini bilir,
ne geleneklerini tanır, ne de toplumsal değerlerinin evriminden haberdardır.
Muhteşem Yüzyıl diye televizyonlarda alkışladığı dönemde, devletinde Amerika’dan
gelen gümüşün ilk enflâsyonu başlattığını bilmez
1 (çünkü Avrupalı «gâvur»
dünyayı keşfederken, muhteşem [!] padişahları hareminde gönül eğlendirmekte,
dünyayı öğrenelim diyen Pirî Reis‘in kafasını vurdurmaktadı r).

Muhteşem (!) yüzyılda Anadolu’da medrese o kadar ayağa düşmüştür ki,
öğrenci haydutluğa başlamıştır (buna softa şekâveti denir). Avrupa’da ilk
yenilgimizi Muhteşem (!) Süleyman devrinde aldığımız gibi (I. Viyana
bozgunu: 1529), Hint Okyanusuna her çıkışımızda mini mini Portekiz’den
sopayı yeyip Kızıldeniz’e veya Basra Körfezi’ne tıkılışımız da bu büyük (!)
padişah efendimizin devrindedir. Gene onun zamanında dünya keşfedilirken,
Hint Okyanusu’na kadırga denen sandallarla2 açılan ve 1554’te Hindistan’da
karaya vuran büyük (!) bir amiralimiz, yürüyerek üç senede Hindistan’dan
Edirne’ye gelmiş ve meşhur bir kitap (Mirât-ül Memâlik) yazmıştı. Elalemin
dünyayı öğrendiği bu dönemde Seydî Ali Reis gazel söyleyip, eğlence
partilerini anlatmaktan başka tek bir detaylı coğrafya bilgisi toplamayı
gerekli bulmamıştı. Büyük (!) Sultanımız Süleyman’ın Fransa kralı I.
François’yı hapisten bir mektupla kurtardığını okurduk mektepte. O François’nın
kurduğu Collège de France bugün dünyanın en önemli araştırma kurumlarından
biridir. Bizimkinin hangi kurumu ayakta kaldı? Hangi kurumunun insanlığa beş
paralık bir faydası oldu? Tek becerdiği kalıcı şey, aklı başında öz oğlu
Şehzade Mustafa‘yı Hürrem uğruna katlettirip, devleti bir ayyaşa teslim
ederek halkının geleceğini karartmak oldu. Artık yeter! Bu ve benzeri
rezillikleri yalanlarla bezeyip yücelten, buna karşılık bize bütün dünyada
saygınlık kazandıran, aklımızı kullanıp onurlu insanlar olmamızı sağlayan
Atatürk’ü aşağılayan âlim pozlu, ukala tavırlı zır cahilleri her gün halkın
karşısına diken televizyon kanallarından ve gazetelerden gına geldi.
Yükselen ahlaksızlık grafiğimiz kimin eseridir sanıyorsunuz? Cehalet tüm
fenalıkların anasıdır. Biz de o anayı besleyip duruyor, onun tosuncuklarına
oylar veriyoruz. Artık yeter! Memleketimde her elimi attığım yerde cehalet
çirkefine bulaşmaktan bıktım.


1. Kanuni’nin torunu kadın düşkünü III. Murat’ın devrinde Osmanlı
akçesi birdenbire değerinin yarısını yitirmişti. Yani devlet aniden yarı
yarıya fakirleşmişti (1593 enflasyonu).

2. Kadırga nedir bilmiyorsanız, yakında Deniz Müzesi gene açılacak
gidin görün. Fatih’in kadırgalardan oluşan 140 parça muhteşem (!) Osmanlı
Donanması, 4 tane Ceneviz gemisini İstanbul muhasarasında Marmara’da
durduramamıştı! (burda benim eklemem, bunun nedenleri icin Turkiye'nin en önemli aydinlarindan rahmetli Niyazi Berkes'in Turk Iktisat Tarihi 2. cildi okuyun).
“You have power over your mind - not outside events. Realize this, and you will find strength.”
― Marcus Aurelius, Meditations

Cengiz Akgun
Moderator
Posts: 13009
Joined: Tue Oct 22, 2002 7:47 am
Location: New Jersey /USA

Re: Cok deger verdigim Prof. Celal Sengör'den

Post by Cengiz Akgun » Thu May 12, 2011 8:44 pm

Bu professor nerede simdi? Amerikada mi?

Degilmis. ITU'lu imis.

http://en.wikipedia.org/wiki/Cel%C3%A2l ... eng%C3%B6r
Cengiz Akgun

"Asrın, yeni bir umdesi var, hak kapanındır
Söz haykıranın, mantık ise şarlatanındır.
Geçmez ele bir paye kavuk sallamayınca
Kürsi-i liyakat pezevenk, puşt olanındır.”
N. Tevfik 1940.

Post Reply